Bugün 1 Nisan 2026. Bu da bu günlüğe yazdığım ilk yazım. Site ismi de bence oldukça güzel. Uzun süre tutarım bu domaini.
Blog ile alakalı bazı bilgileri aslında sitenin Hakkında kısmında yazmıştım fakat buradan da vereyim.
Bu blogda canım ne isterse onu yazacağım. Bir gün İran-İsrail Savaşı analizi, ertesi gün home server kurulumu okuyabilirsiniz.
Sitede CSS falan yok. Danluu’dan ilham aldım. Tasarımı direkt kopyaladım diyemeyeceğim çünkü ortada bir tasarım yok :)
Ana fikir, web’in günümüz itibariyle kullanılamaz hale gelmesinde ve tekelleşmesinde yatıyor. Bir siteye giriyorsunuz, hiçbir şey eskisi gibi değil. Bütün siteler bir şekilde ağzına kadar bloat dediğimiz, saçma sapan şeylerle dolmuş, sağdan soldan fırlayan bir sürü pencere içeriyor.
Bir içeriğe ulaşmak için çokça vakit kaybediyorsunuz.
Neden başka bir platforma yazmıyorum da kendim bu blogdan yazıyorum?
Yazılarımı geniş kitlelere ulaştırmak gibi bir hedefim yok öncelikle. Ancak başka bir platformda yazdığınız zaman, özgür olmuyorsunuz. O platformun kurallarına tabii olursunuz.
Bu kurallar da çoğunlukla mantıklı kararlar dahilinde değil, politik kararlar dahilinde alınır. Bu yüzden, uzunca bir süre emek vermiş olsanız bile, tek bir tıklamayla bütün emekleriniz yok edilebilir. Bu konuyla alakalı gelecekte bir yazı yazacağım zaten. Sansürün ve baskının insanlara nasıl uygulandığına dair.
Bu yüzden kendi sitemde yazmayı tercih ediyorum. Tabii ki kendi sitem diye de komple bir şeylerden bağımsız değilim, hala bazı bağımlı servislerim engellenebilir ancak en azından radikal bir moderatörün tıkından uzaktayım.
En basit örneği, ekşisözlük’te Fenerbahçeli bir moderatör var ve kafasına göre milleti çaylak yapıyor, ban atıyor, çifte standart uyguluyor.
Aynı şekilde benzer işleri Twitter’da Nikita Bier yapıyor, yetmiyor, koca koca devletler bile bu şekilde insanlara sansür uyguluyor.
Ben, ifade özgürlüğünün sansürlenmesine karşıyım. Eğer bu edilen ifadeler, insanları bir gütme amacı taşımıyorsa, sansürden bağımsız olması gereklidir.