Neden Türkçe Yazmalıyız?

İnternette Türkçe çok az kaynak var. Geçtiğimiz yıllarda artsa da önemli ve kayda değer kaynaklara baktığımızda Türkçe çok az kaynak olduğunu görüyoruz.

Genellikle tarih ile ilgili yazılarda hayal ettiğim bilgiye ulaşabilirken, diğer konularda çok fazla bilgiye erişemiyoruz. Örneğin, geçenlerde markov zincirini araştırıyordum. Alışkanlık ve biraz da zorunluluk gereği aramalarımı İngilizce yaptığımdan, direkt olarak İngilizce Wiki sayfasına denk geldim.

Sayfanın ve anlatımın güzelliğine bak. Muhteşem bir görsel, tarihini anlatıyor. Markov kimdir onu anlatıyor, neyin markov zincirini temsil ettiğini, neyin etmediğini de detaylı bir şekilde veriyor.

Ardından bir arkadaşıma atmak için Türkçesine baktığımdaysa dümdüz bir çeviri, ders kitabından fırlamış bir tanım.

Bizim ders kitaplarımız ve ders anlatış şekillerimiz de aynı böyle. Sıkıcı, anlatım için seçtiğimiz kelimeler ve bu özensizlikten, insanın aklında canlanmıyor ve bunun için kimse en ufak bir çaba harcamıyor gibi duruyor. Maddelerin bir kısmı boş, İngilizce kaynaktaki örneklerin birçoğu yok.

Aynı maddenin Fransızcası, Almancası, Çincesi falan oldukça zengin. Diğer birçok bu tarz şeyde de Türkçe içerik eksikliğini bulabilirsiniz.

Japonya’da yaşayan bir yakın arkadaşımla sohbet ederken, laf lafı açtı ve ona “Japonlar neden İngilizce konuşmuyorlar?” dediğimde bana “Çünkü her şeyin Japoncası var” demişti. Çinliler için de aynı şey geçerli bu arada.

Japon veya Çinli bir bilim insanı örneğin, hiç İngilizce öğrenmeden bilimini icra edebiliyor. Hem de dünya seviyesinde yapabiliyor bu işi. Bunun için de o dilde yazılmış bilimsel makaleler, çevirisi/yerelleştirmesi yapılmış kaynakların sıkça bulunması gerekiyor.

Biz ise kendi dilimizi kullanmak yerine ürettiğimiz her şeyi İngilizce olarak yazıyoruz. Global olmayı, herkesin okumasını istiyoruz ancak kendi dilimizde olan kaynakları da böylece limitliyoruz. Azalmasına katkıda bulunmuyoruz fakat artmasına da katkıda bulunmuyoruz. Tabii makalelerin yayınlandığı dergilerin kullandığı diller falan da önemli ancak bu yazıya denk gelenlerimiz varsa, onları Türkçe içerik de üretmeye davet ediyorum. Faydalı anlatıları, teknik yazıları en azından Türkçe yazmaya özen gösterelim.

Gerçek olması çok zor olsa da hayalim, sadece Türkçe konuşarak birçok işi icra edebilmek, İngilizce ihtiyacı duymamak. Bu yüzden bu sitedeki içerikleri Türkçe yazma kararı aldım. Neredeyse ana dilim seviyesinde İngilizce konuşsam da gerçek ana dilim Türkçe ve kendimi en rahat bu şekilde ifade edebiliyorum. Aktarmak istediğimi en rahat bu şekilde anlatıyorum.

Hiç İngilizce kelime kullanmayacak değiliz, tabii ki kullanacağız. Önemli olan içeriğin genel anlamdaki dilinin Türkçe olması, insanların İngilizce bilmeden de içeriğinizi anlayabilmesi.

Bu ayrıca araştırma yapan gençlere de çok yardımcı olacak. Biz Türkler için İngilizce öğrenmesi kolay bir dil değil, grameri Türkçe’den tamamen farklı, tersine işliyor. Bir Alman, bir Amerikalı, Çinli, Japon, İngiliz genci kendi dilinde arama yapıp birçok bilgiye ve içeriğe, bilimsel makalelere ulaşabilirken bir Türk genci bu noktada geri kalıyor.

Türkçe içerik üreten sitelere de baktığımız zaman halleri meydanda zaten… Haber sitelerini hiç saymıyorum bile. Hatta Google’a para ödeyip eski algoritmayı tutturuyorlardı Türkiye için. Şimdi insanlar ya LLM’lere soruyor ya da Twitter’dan takip ediyor bu işleri. Faydalı içerik Evrimağacı var diyorduk onlar da patladı, o da başka bir yazının konusu.

Geriye kalan bütün içeriklere bakıyoruz ya çok bozuk bir şekilde yazılmış, bilgi vermekten çok uzak, sadece “yaptık işte var işte” denmesi için hazırlanmış şeyler, özensiz blog yazıları falan oluyor. Ya da haber siteleri gibi anlamsız, tık tuzağı içerikler.

Bunun yerine temiz, bilgi veren veya fikirlerimizi yazdığımız içerikleri dağıtalım.

Bir şekilde okuyucusuna ulaşır.